Tahammülsüzlük

Barış Güvercini Hayattan,dünyadan,insanlıktan bıkkınlık noktasında sergilenen tutumdur. Hoşgörüsüzlüktür bir nevi. Şu sıralar da giderek artmaktadır. Artık insanın insana, hatta insanın evrene tahammülü kalmamıştır. Bunun örneklerine trafikte,hastane kuyruklarında,çocuklu ortamlarda hatta yolda yürürken bile rastlarız. Çok uzun cümleler kurmadan, basitçe anlatmaya çalışayım;

-Kendi fikrinden olmayan birini dinlemek dahi istememek, o kişilere hoşgörü göstermemek,
-Karşındakine tahammül edemeyip de kan kusar-mışçasına eleştirmek,
-Önde uyuşuk uyuşuk hareket eden araca rahatsız bir şekilde korna çalmak,
-Hastane kuyruklarında kötü kötü bakışmalar,sıraya kaynak için zaman kollayanlara güzelce meseleyi anlatmak yerine kabarmak,
-Hafif gürültü yapan üst kat komşuna direkt çıkıp ağzına geleni söylemek,
-Bir yanlışı bir topluma mal etmek, akabinde eleştiri yağmuruna tutmak

gibi günlük hayattan verilebilecek daha birçok örnek bulunabilir. Zaten kısa olan hayatta tüm bu davranışlar karşısında akla gelen tek soru "neden?".

Soralım bakalım; Neden?
-Basit. Çünkü insanın doğasında bu var. Küçükken kovboy filmlerinde "Bu kasaba ikimize dar gelir!" lafını dinleyerek büyüdük. Yapılar arttı, nüfus çoğaldı. İnsanlar birbirine daha çok yakınlaştı ve artık tahammülsüzlük başladı.

Yazıyı güzelce bitirmek için kuşlar,çiçekler,böcekleri düşünüyoruz ve dinliyoruz;