Stonehenge Gizemi Nihayet Çözüldü

Stonehenge gizemi, yüzyıllardır hayatın her kesiminden birçok insanı şaşırtmıştır. İngiltere'nin Salisbury Ovası'nda bulunan antik, devasa yapı, mimari bir mucize ve dünyanın en ilginç gizemlerinden biri olarak kabul edilir.

Yıllar boyunca, uzmanlar ve günlük turistler Stonehenge'in kökeni hakkında spekülasyonlar yaptılar ve teoriler kelimenin tam anlamıyla hem vahşi hem de bu dünyanın dışından. Peki Stonehenge kimler tarafından ve neden inşa edildi?

Aslında, 14. yüzyıldan kalma bazı ortaçağ el yazmaları, Stonehenge'i Kral Arthur'un zamanına bağlıyor ve buna göre "mimar" ise taşları büyüyle diken büyücü Merlin'den başkası değildi.

Bir başka popüler teori ise, ritüeller veya mezarlıklar için kullanıldığına inanılan taşların inşaatçılarının, masif yapıyı inşa edebilmek için dünya dışı bir yardım almış olmalarıdır. Sütunlar her biri yaklaşık 50 tondur, bu nedenle ortaçağ teknolojisi kullanılarak dikilmesi imkansızdı.

Ancak, Cambridge Üniversitesi arkeoloğu Mike Parker Pearson ve Londra Üniversitesi Koleji Arkeoloji Enstitüsü ekibi tarafından yapılan yeni bir çalışma, bu eski yapının insanoğlunun pratik zekasından ibaret olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, Galler'de bulunan eski bir taş ocağı olan Carn Goedog'da yaptıkları kazıları Salisbury Ovası yapısına bağladılar.


Ekip, analizlerine dayanarak, Stonehenge'in daha küçük ve dik yapıları için kullanılan “mavi taşların" Carn Goedog'dan çıkartıldığı sonucuna vardı. Daha ileri araştırmalar, inşaatçıların, sütunlar Salisbury Ovası'na götürülmeden önce Carn Goedog'da geçici bir yapı kurmaya çalıştıklarını ortaya koydu.

Bu çığır açan keşif, taşocakçılığının MÖ 6. bin yıldan beri yapıldığını ve mavi taşların topraklarda çitler olarak kullanılmak üzere çıkarıldığını kanıtladı. Etkileyici mavi tonuyla bilinen mavi taşlar, eski zamanlarda sadece renkleri nedeniyle değil, aynı zamanda Carn Goedog ve Craig Rhos-y-felin gibi taş ocaklarında bol miktarda bulundukları için tercih edildi.

Carn Goedog'daki taşocakçılığı faaliyetleri, Stonehenge inşaatının ilk aşamasının başladığı zamana dayanıyordu. Pearson ekibi ayrıca, eski inşaatçıların, kazı alanında bulunan yumuşak çamur veya kumtaşı takozlarını, doğal sütunlara zarar vermekten kaçınmak için bir araç olarak kullandığını da keşfetti. Bu araçlar, direklerin nihai varış yerlerine taşınmasında önemli bir rol oynadı.

Daha önce yapılmış bir deneyde taşların nasıl taşınmış olabileceğine dair yeniden canlandırmalar yapılmıştı.
Taşları taş ocağından yüzlerce kilometre öteye taşımanın mümkün olup olmadığına bakılırsa, 10 kişinin bir sütunu doğru pozisyonda çekerek saatte 1 milden fazla(1,6 kilometre) taşıyabileceği kanıtlandı.

Bu makul açıklama, nihayet asırlık Stonehenge gizemini aydınlatmak için ele almamız gereken teori olabilir.

Yazan: Mert TATLI